.jpg)
.jpg)
Makam odasında tiyatro desem, tiyatro gibi yaşamın aynası olan bir sanat dalına yazık olacak. Makam koltuğunu tiyatro sahnesine benzeteceğim, yine yakışıksız olacak.
Hani, oyun oynarken oyun yaşınıza uygun olmayan, o oyunu beceremeyen küçük biri gelir. Ağlar, sızlar, tepinir, küser. Çaresiz, alırsınız oyuna. Herkesin bildiği şifreyi yüksek sesle söylersiniz: fasulye… O küçük arkadaşın dışında herkes bilir fasulyenin anlamını. Sizler ciddi ciddi oyununuzu oynarsınız. O fasulyeden sayılan da oradan oraya koşar durur. Oynadığını sanarak pek mutlu olur. Ne şiş yanar ne de kebap.
Bu 23 Nisan Çocuk Bayramlarında makam koltuklarının beş dakikalığına çocuklara bırakılmasını, fasulye oyuncunun oyuna dâhil edilmesine benzetiyorum. Yalancıktan, yani oyun olsun diye çocuklar, beş dakikalığına makam koltuklarına oturtuluyor. Çevreden yapay gülücükler atılıyor. Prova yaptırılarak önceden belirlenmiş olan çocuk da bu komedinin farkındadır. Öğütlenmiş, ezberletilmiş demeçler de verdirilir bu çocuklara.
Çocuk bayramında “fasulyeden” diyerek artık çocuklarla eğlenmeseniz, diyorum. Bırakın da çocuklar, kendilerince eğlensinler. Sahi, bu durumda fasulye kim oluyor?
Günün birinde Malatya İl Özel İdaresi’nin toplantı salonunda ilköğretim öğrencilerinin bir etkinliği vardı. Yetişkinlerle çocukların birlikte görüntüleneceği bir fotoğraf çekecektik. Denk geldiği için çocuklardan biri, başkan koltuğuna oturdu. Konuklardan biri de İl Genel Meclisi Başkanına dönerek: “Başkan, koltuğun elden gidiyor.” diye espri yaptı. İl Genel Meclisi Başkanı da oldukça sempatik bir yaklaşımla, müthiş bir coşkuyla gülerek: “Otursun, otursun; o, tehlikesiz. Büyükler oturmasın da.” demişti.
23 Nisan Çocuk Bayramı ile birlikte anılan, ulusal egemenlik kavramı da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni getiriyor akla. İster istemez de meclis için yapılacak olan seçimi düşünüyoruz. Seçimden sonrası daha da düşündürücü…
Seçimden sonra milletvekillerimiz yemin edecekler ya. Bunu da günlerce süren işkenceye çevirmeseler… Bir kişi yemin ettirse, 550 milletvekili de yemini topluca tekrar etse. Milletvekillerine de yazık, millete de yazık, ülkenin yemin töreni için harcanan saatlerine de yazık. İşin ciddiyeti de bozuluyor sanki. Kocaman adamlar, arka arkaya hep aynı sözleri söylüyorlar hem de 550 kez… Toplu yemin töreni yapılsa olmaz mı?
Sultan KILIÇ - Malatya