Emperyalist merkezler böl-parçala-yönet yöntemlerinden hareketle burunlarını Ermeni olaylarına sokmuşlardır.”Ermeni Soykırımı” 100. yıl kararlarını parlamentolarında onaylatıyorlar. Emperyalist merkezlerin etnik ve mezhepsel kışkırtmalarına karşı Hrant Dink Türkler, Ermeniler ve bölgemizde yaşananlarla ilgili bazı tespitler yapmıştır. Bu tespitler bugün de bize ışık tutmaktadır.
Sözü ve köşemi Hrant Dink’e bırakıyorum:
ERMENİLER TÜRKLERİN, TÜRKLER DE ERMENİLERİN DOKTORU
“Hasta iki toplumuz biz, Türkler ve Ermeniler. Ermeniler büyük bir travma yaşıyor, Türklere yönelik.
Türkler de Ermenilere yönelik büyük bir paranoya yaşıyor. İkimiz de klinik vakalarız. Kim tedavi edecek bizi? Fransız senatosunun kararı mı, Amerikan senatosunun kararı mı? Kim verecek reçeteyi? Kim bizim doktorumuz? Ermeniler, Türklerin doktoru, Türkler de Ermenilerin doktoru.”
FRANSA’DAKİ YASAYA KARŞI BİLDİRİ HAZIRLIĞI
Hrant Dink, 2006 yılında Fransa’da görüşülen sözde Ermeni Soykırımı’yla ilgili yasaya karşı bildiri imzalama çağrısı yapmıştı. KCK’dan yargılanan Ragıp Zarakolu, Radikal Gazetesi’nde 7 Ocak 2012 tarihinde yayımlanan yazısında şu bilgiyi vermişti: “2006’da Hrant, beni Etyen Mahçupyan ile birlikte Fransa’da bu yasanın çıkmaması için üçlü deklarasyona imza atmaya ikna etti. Kendimi Hrant’tan daha ‘iyi’ bilir kabul edemezdim. Eğer o, soykırım kurbanı bir halkın çocuğu olarak Fransa’daki tasarıya karşı çıkıyorsa, ona ‘hayır’ demek haddim değildi.”
Zarakolu, Dink’in yasa tasarısına karşı eyleme hazırlandığını da vurguladı. Zarakolu, Dink’in “Bu yasayı Fransa’da çiğneyeceğim” dediğini aktardı.
AMERİKA BU!’
Hrant Dink, 25 Nisan 2006’da, Malatya İşadamları Derneği’ndeki konuşmasından; “Geçmişte İngilizlerin, Fransızların, Rusların, Almanların şu topraklar üzerinde oynamış oldukları rol neyse, bugün aynen tekrarlanıyor. Geçmişte Ermeni halkı onlara güvendi, kendilerini Osmanlı’nın zulmünden kurtaracak sandı.
Ama yanıldı. Çünkü onlar geldiler, kendi hesaplarını yaptılar. Çekip gittiler ve burada kardeşi kardeşle kan içerisinde bıraktılar. Bugün Kürtlerin yaşadığı aynı şey. Amerika geldi, Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti oluşturmak üzere... Kürt kardeşlerimiz için orası bir çekim alanı mı oldu? Ümit mi oldu? Bu çok tehlikeli bir gidiş. Amerika bu! Gelir, kendi hesabını yapar, işine bakar, işi bittiğinde de çeker gider. Ondan sonra da burada tekrar insanları burada kendi didişmesi içinde bırakır.”