12 yaşında bir çocukken semah dönmek amacıyla gittiği Sivas Madımak Oteli’nde yakılarak hep 12 yaşında anılan Koray Kaya’nın nesine ‘hayırlı olsun’ dediniz ey Türkiye’nin başbakanı?
Koray’ın bir daha kutlanamayacak olan doğum günü için mi?
Okulundaki başarı ve takdir belgeleri için mi?
Ortaokul, lise, üniversite diploması alabildi de onun için mi?
Koray, askere mi gidiyordu ya da askerliğini tamamlayarak tezkere mi alıyordu?
Koray’ın sözü, nişanı, nikâhı mı gerçekleşiyordu?
Koray, bir işe mi girmişti ya da işyeri mi açıyordu?
Koray’ın nur topu gibi bir bebeği mi doğmuştu?
12 yaşındayken yakılan, dumanlar alevler arasında çığlık çığlığa kavrulurken Koray; Koray’ın çığlıklarından zevk alarak coşan yaratıkları koruyan bir devlet zihniyetini sürdürenlere hayırlı olsun diyorsunuz sanırım.
Koray’ın nesine hayırlı olacaktı, 12 yaşındaki Koray’ı yakanların kurtarıldığı ‘zamanaşımı kepazeliği’ ?
Sivas’ta babaları yargılanan genç kızlar ağlıyordu. Bir de bu yandan bakmak gerekir, diyor Türkiye’nin başbakanı.
12 yaşındayken gözleri, elleri, ayakları, kalbi, beyni kavrulan Koray Kaya, artık ağlayamıyor ya onun için mi yakılanların tarafından bakmıyorsunuz davaya?
19 yıldır çocuk Koray’ın anası ağlıyor; Koray ise yakıldığından bu yana hep kavruluyor, hiç ama hiç ağlayamıyor…
Sultan KILIÇ

