ARGUVAN’DA BİR KÖY: İSA KÖYÜ

ARGUVAN’DA BİR KÖY: İSA KÖYÜ
(ABDAL MUSA BİRLİK KURBANI GELENEĞİ)
 
                                               Hüseyin ŞAHİN
                                               (Antropolog M.A.)
 
Her yıl geleneksel olarak kutlanan Abdal Musa Birlik Lokması etkinlikleri 10-11 Aralık 2008 tarihinde Yurtdışından ve Yurdun çeşitli illerinden gelen İsa köylülerin katılımıyla gerçekleştirildi. İsa Köyü, Malatya’nın Arguvan İlçesine bağlı 200 hanelik büyük bir köyümüz…
 
10 Aralık akşamı köylülerce geçen yıl yaptırılan İsa Köy Kültür Merkezinde “Abdal Musa Cemi” birlendi.. Cem’de 12 hizmet yürütüldü, deyişler, düazlar, mersiyeler ve tevhitler okunarak, semahlar dönüldü.Cem’e katılanlara lokma dağıtıldı.
 
İsa Köylülerin imece usulüyle yüzlerce yıldır yaşattıkları Abdal Musa Birlik Kurbanı Geleneği bu yıl daha çok insanın daha çok gönül dostunun bir araya gelmesiyle gerçekleştiriliyordu. Büyük çadırlı salonun hemen kapısında Ahmet Kutsi Tecer’in ünlü şiirinden dizelerin yer aldığı bir pano dikkatinizi çekiyor hemen:
 
                                      “Orda bir köy var uzakta
                                       O köy bizim köyümüzdür
                                       Gezmesekte Tozmasakta
                                          O köy bizim köyümüzdür
                                       Bu köy İSA KÖY’dür…”
                                       
Ertesi günün sabahından itibaren hummalı bir koşuşturma yaşanıyor; akşamdan kesilen koç kurbanlarından   yan yana sıralanmış 12 büyük kazanda etli bulgur pilavı pişiriliyordu.Yine 12 çeşit yiyeceğin birleştirilerek yapıldığı aşure kaynatılıyordu.Kadınlı erkekli herkesin büyük bir gayretle çalıştığı Abdal Musa Birlik Lokması etkinliğine İsa Köylülerin yanı sıra Malatya’nın çeşitli ilçelerinden ve Arguvan’ın köylerinden gelen konukların da gelmesiyle yoğun bir katılım ve birliktelik yaşandı.
 
Kültür Merkezi salonunda Hasan AKSOY’un karikatürlerinden ve resimlerinden oluşan sergi ilgiyle izlendi. Aynı salonda köy halkından Rıza ve Fatik AKSOY’un saban, şahra, orak, ellik, yaba, tırmık, yayık, çift sürme araç-gereçleri, dokuma araçları, aydınlatma araçları gibi etnografik kültür öğelerinden oluşturdukları “Rıza-Fatik Aksoy Köy Eşyaları Sergisi” ise büyük bir ilgiyle karşılaştı. Gurbettekiler bu sergiyi gezerken duygulu anlar yaşıyorlardı.Kimisi babasının karasabanla çift sürdüğü günleri, kimisi tarlada orakla biçilen arpa-buğdayı merkep sırtına yükledikleri şahrayla harmana taşımayı hatırlamıştı.Hatta bu eşyaları daha da zenginleştirerek bir “KÖY MÜZESİ” kurmayı düşünenler dahi vardı. Amaç geçmişle gelecek arasındaki kültürel mirası taşımaktı kendilerinden sonraki kuşaklara…
 
Salon, salonun çevresi, lokma pişirilen avlu… Her taraf insanlarla dolmuştu. Köylüler gurbetten gelen köylüleriyle, akrabalarıyla, uzun süredir görmedikleri komşularıyla hasret gideriyorlardı… Bu sohbetlerin bir yerinde köyümüze ne yapabiliriz sorusunu soranlar da vardı… İşte sevindirici olan da bu olsa gerek.. “Biz onları dişimizden tırnağımızdan kesmiş onları okutmuştuk…Şimdi onlar gelmişler aramıza ve köyümüz için ne yapabilirizi konuşuyorlar.Bundan güzel bir duygu ve gurur daha olabilir mi…”
 
Abdal Musa Birlik Lokması etkinliği, öğlen sularına doğru sahnede aynı köyden genç bir öğretmenin Matematik Öğretmeni Şahbanu MENGÜÇ’ün sunumuyla başladı… Saygı Duruşu ve hep bir ağızdan okunan İstiklal Marşı’nın ardından İsa Köyü Muhtarı Salman ÇELİK’in herkesi katılımlarından dolayı kutlaması içerikli konuşmasının ardından, Ali Seydi Dede ve bir İsa Köy aşığı olan   Süleyman KILIÇ; Abdal Musa’nın tarihi ve tasavvufi kimliği hakkında bilgilerle dolu, ülkenin birliği ve bütünlüğü için her zaman birlikte olmanın önemini belirten konuşmalarıyla “Abdal Musa Birlik Lokması” geleneğinin yaşatılmasının gerekliliğini vurguladılar. Etkinlikte ismini burada anımsayamadığım birçok İsa köylü hep birlikte katılmışlar bu imeceye…
 
         İsa köyünden yetişmiş bir sanatçı Hasan AKSOY… İsa Köyü, köylüsünü anlatan ve bir köyün kültür tarihini yansıtan   destansı şiiriyle başka bir tat katıyordu etkinliğe…Kimi yaşlıların gözlerinin yaşardığı, duygulandığı açıkça izleniliyordu; köylerini-geçmişi anlatan bu destanda kendilerini, gençliklerini, geleneklerini… anımsatmıştı Hasan AKSOY onlara…Ya o resim sergisi ve karikatürler…Belki de ilk defa İsa Köyünde bir resim sergisi açılıyordu.Helal olsun diyorlardı…”Helal olsun Hasan sana destanın da, resmin de çok güzel…Helal olsun sana…”
                               
         Kimler renklendirmiyor ki bu güzel günü; köyün gençlerinden Ezgi, Gülçin, Fatma,Hasan sahnede türküler söylüyorlar.Arguvan türküleri…Servet ta Ambarcık köyünden gelmiş buraya, ne kadar da yanık türkü okuyor Servet:
 
                            Yüce dağ başına yatmış uyumuş
                            Ela gözlerini uyku bürümüş
                            Evel küçüğüdü şimdi büyümüş
                            Büyümüş de yar yüzüme bakmıyı
 
                            Yüce dağ başında bir top kar idim
                            Yağmur yağdı rüzgarınan eridim
                            Evel yarin sevgilisi ben idim
                            Şimdi uzaklarda gezen ben oldum
 
         Evet… Arguvan Türküleri…Bir bakarsınız tarlada ekin biçerken “Hon türküsü” olmuş, bir bakarsınız ot biçmede, harmanda, el taşında bulgur çekerken ezgiler akıvermiş Arguvan insanının gönlünden... Yaylaya doğru yollandığınızda sürüsünü otlatan çobanla karşılaşırsınız. O zaman da çobanın kavalından süzülen dertli, içli mi içli bir ezgi olmuştur... Delikanlıları askere uğurlama törenlerinde bağlamanın telinde “Otuz üç gün oldu asker olalı/Ana ben ölürüm sen geleneçe” diye dile gelmiş; sevip de kavuşamayan delikanlının gönlünde “Yarin mendilinin ucunu yaktım/Tükettim ömrümü yoluna baktım” diye kara sevda olmuş çağıldıyor; gurbete çalışmaya giden Arguvanlının geride kalanlara yaktığı bir gurbet türküsü olmuş “Köyüm sana gurbet bana/Ara ki bulasın beni/Ben ağlarım yana yana/Ara ki bulasın beni” diyerek... Arguvan ezgileri form olarak ağıt şeklinde de ortaya çıkar ve der ki; “Sen de dut ki salacamın ucundan/Düğün bayram gibi savalar beni...” İşte, Arguvan ağzı ezgiler, bir bakıma yaşamın kendisidir aslında…
 
         Sazıyla sözüyle iki aşık daha var bu etkinliğe katılan; Hamdi ÖZEN ve İsa köylü ozan Turan YALÇINKAYA… Hele Turan, Çemikli(İçmece) Aşık Kemal ASLAN’ın Arguvan köylerini birer birer anlattığı türküsündeki:
 
“Elde orak tırpan yaba
Evleri olmuş harabe
Yetiş bize Gani Baba
İsa Köylü değil misin”
 
Sözleriyle salondaki İsa Köylülerden büyük alkış alıyor. Abdal Musa Birlik Lokması geleneği bu köyde birliği, beraberliği, coşkuyu da beraberinde taşıyor…
 
Salondaki sandalyelerin ne kadar çabuk toplanıp, yerlerine masaların kurulduğunu anlayabilmek için sihirbaz olmak gerektiğini düşünüyor insan.Birden biraz önce türkülerin söylendiği salon bir anda yemek yeme yerine çevriliyor.Dışarda 12 kazanda hazırlanan “Abdal Musa lokması” da hazır. Dede, lokma duası yapıyor ve ondan sonra kazanlar mahalle mahalle ayrılıyor.Her mahallenin lokması kazanlarla taşınıyor.Yapılan listeye göre her haneye lokması veriliyor. “Eksik noksan olmasın herkes lokmasını bir tamam alsın, nasiplensin” diyor yaşlı bir İsa Köylü… Bir taraftan da herkese tabaklar içinde etli bulgur pilavı ikram ediliyor, ardından da aşure çorbasını kaşıklıyor konuklar…
 
                           
         İsa Köylüler bu etkinlikte sadece gurbetten köylerine birkaç günlüğüne gelerek hasret gidermiyorlar.Sadece etli bulgur pilavı yemek için gelmiyorlar köylerine… Birlikte olmanın, beraberce köylerine bir şeyler yapmanın da en güzel örneğini sunuyorlar bizlere…Köyleri için yeni yeni projeler de üretiyorlar.Yıkılmış, harabe haline gelmiş köy okulunu onarmışlar; köylülerin ölüsünde taziye yeri, düğününde mutluluklarını yaşadıkları ve geleneklerini resimle, etnografik sergilemeyle yaşattıkları bir kültür alanı oluşturmuşlar. Burada sinema, tiyatro, panel etkinlikleri de yapılacak ileriki zamanlarda… Helal olsun size…Gelecek yıl buluşmak üzere…Bizlere yaşattığınız bu güzel gün için binlerce teşekkürler sizlere…
 
 
 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

banner40

banner45

banner57

banner39

banner44

banner56