Eşitge, İsa köyün en büyük mezralarından. Önceden çok kalabalıktı. Şimdi on hane kalmış. Hıdır-Tülay Alp’lere misafir olduk. Hıdır abi, abimin sınıf arkadaşıdır. İki çocukları var evlenmişler, oğlan Almanya’da Kız İstanbul’da. Beş torunları olmuş. Hem evlatlarına hem de torunlarına hasretler. Korona çıktı yollar kapandı bu sene kimseyi göremeyeceğiz diyorlar.
Her ikisi de hem becerikli hem de zevkli insanlar, ellerinden çıkılmıyor. Yedirmeden içirmeden gitmek yok. Yediğimiz içtiğimiz yetmiyormuş gibi ayrıca bir çıkın da elimize tutuşturuyorlar,
Tek sıkıntıları gurbet ve ayrılık…
TEK İSTEDİKLERİ YOLLARI YAPILSIN
Eşitge mezrası ile köy arası yollarında sıkıntı var şu yollar bir yapılsaydı rahat ederdik diyorlar.
Aynı sıkıntı köy içerisinde var. Olması gereken ana yolların asfalt, ara sokakların kilit taşla yapılması. Ara sokakların bazılarında kilit taş var, ancak tamamlanmamış eksik olan yerler var.
Mezranın en yaşlılarından Fatma hala (Fatma Alp) yasaklara takılmış, dört gün önce İstanbul’dan gelmiş. Fatma halayı görmeden gidersek bana gücenir. Haber saldılar hemen yanımıza geldi, oturduk sohbet ettik, elinden çıkmak mümkün değil, illaki bir kahve içirecek.
Fatma halanın balkonunda, gelini Aycan ve torunları birlikte Kahvemizi yudumlarken muhabbet başladı. Fatma hala yaman kadındır…Neler görmüş, neler geçirmiştir…
FATMA HALANIN KAYMAKAMLA DÜELLOSU
Arguvan kaymakamına gitmiş. Kaymakam makamına buyur etmiş oturmuş, başlamış anlatmaya.
“Kaymakam Bey, bizim yollarımız kötü. Kışın karda kışta evimize gidemiyoruz, yazın toz toprak içerisinde kalıyoruz, taş kaya yollarımız.
Bizim yollarımızı yapacaksın”.
Kaymakam: Teyze sizin köyün muhtarı yok mu?
Fatma Hala: Var o bizimle değil, işi çok inekleri var onlarla ilgileniyor
Kaymakam: Peki sizde hiç erkek yok mu?
Fatma Hala: Var ama yarısının kalbi yok, diğer yarısının da aklı yok
Kaymakam: Teyze senin okumuşluğun var mı?
Fatma Hala: Yok
Kaymakam: Teyze keşke seni okutsalardı…
Efendim eşitgeye daha önce de gitmiştim, Fatma hala o zaman da yakama yapıştı şu yolları yaptıracaksın diye. “Ya hala ben nasıl yaptırayım benim öyle bir gücüm yok, yetkim yok. “Diyorum. “Yook illa yaptıracaksın sen yaptırırsın. Sana kuzu keseceğim” diyor. “Ya hala vallahi keşke elimden gelse de yaptırsam kuzu değil deve de kessen olmaz”
Yolları kepçeyle biraz düzeltmişler ancak yetersiz.
Şimdi yine benim sırtıma yükledi kocaman yükü.
Ey Sayın Kaymakam, İlçe Belediye Başkanı, Büyükşehir Belediye Başkanı, bu insanlarımız çok şey istemiyorlar yolları yapılsın, sizlere dua edecekler. Karda, kışta perişanlar. Yazın toz toprak içerisindeler. Çok bir şey istemiyorlar altı üstü bir yol. Yapın şu yolları hem siz kurtulun hem de ben kurtulayım:)