SK: Mehmet Başkan seçim dönemlerinde siyasetçiler, belediye başkan adayları köyleri sık sık ziyaret ederler. Sizde tabii ki seçim zamanı sık sık ziyaret ettiniz projelerinizi anlattınız. Peki daha sonraları mesela şu anda gidiyor musunuz köylere? Gerçi salgın dönemi onu da anlıyorum. Yani ne sıklıkla köyleri ziyaret ediyorsunuz?
MK: Zaten soruyu sorarken sizde sorunun içerisinde salgının önemini vurguladınız. Bu salgın döneminde hem oradaki hemşerilerimiz i riske etmemek için hem de kendimiz açısından da ziyaretlerimizi çok aza düşürdük. Zorunlu durumlarda ziyaret ediyoruz ya da böyle işte cenazeler de gidiyoruz. Çünkü zaten nüfusumuz yaşlı bu yaşlı insanları risk altına atmak çok doğru olmaz. O nedenle bu dönem böyle geçti ama salgının olmadığı dönemlerde zaten normalinde ulaşabildiğimiz kadar her cenazeye mutlaka gidiyoruz. Yada bir düğün varsa mutlaka gidiyoruz. Oralarda ki toplumsal adet ve örflerden kaynaklı. İşte lokmaların olduğu ona benzer toplantıların olduğu dönemlerde buralarda ise çok özel bir durum yoksa mutlaka katılıyoruz. Bunun dışında zaman zaman köyleri ziyaret ederek sohbet etmek için onlarla kendi sorunlarını, problemlerini yerinde yüz yüze görüşmek için gittiğimiz dönemler oluyor. Bunu sanıyorum ki bu salgın dönemi bittikten sonra daha önceki şekli ile yine ziyaretlerimizi sıklaştırıp, onlarında problemlerini, düşüncelerini, önerilerini, sorunlarını yerinde görmek için hal hatırlarını sormak için ziyaretlerimiz sıklaşacak.
SK: Mehmet başkan içinde bulunduğumuz şu anda söyleşi
yaptığımız yer Arguvan Kültür Kompleksi. Bu kültür merkezinin ilk başlangıcı hafızam beni yanıltmıyorsa bir Arguvan Türkü Festivalinde partinizin Genel Başkanı Deniz Baykal gelmişti. Festivalde burada işte Arguvan’a bir kültür merkezi yapılacak o zaman rahmetli Mevlüt Aslanoğlu’na dedi ki, “Bizim bir milletvekilimiz var, iktidarda değiliz ama Mevlüt Aslanoğlu’na burada görevi veriyorum. Bir yıl sonra bu kültür evi yapılacak açılışını yapacağım” dedi. O zaman temeli atılan yer burasımı?
Ve daha sonra size mi açılması kısmet oldu? Lütfen cahilliğime bağışlayın siz hazıra mı kondunuz? (Gülüşmeler)
BATTAL İLGEZDİ’YE TEŞEKKÜR
MK: Şimdi söylediğiniz gibi bir festivalde buraya böyle bir kültür merkezinin yapılması konuşulmuştu. Sayın Genel Başkan Deniz Bey'de de bir yanlış hatırlamıyorsunuz hatırladığınız doğru ama o dönemde Mevlüt Aslanoğlu ve ben İstanbul’daydık. İstanbul’da o zaman bizim dokuz ilçe belediyemiz vardı. Mevlüt Aslanoğlu dokuz İlçe belediye başkanı ve bir de İstanbul Il başkanlığıyla birlikte İstanbul’da toplantı yapıldı. Bu da talimatı veren de Deniz Beydi. O toplantıda işte herkes belirli miktarda rakamlar da telaffuz etti. Çünkü çok şeyin içerisinde olduğum için biliyorum. Rakamları da biliyorum. Şu kadar rakam her belediye verecek ve o parayla Arguvan Kültür Merkezi yapılacaktı ki o zaman çizilen proje de böyle değil. Çok küçük, iki katlı böyle çok küçük bir projeydi. Yani tabii bir iki toplantı yapıldı. Daha sonrasında Deniz Bey'in başkanlıktan istifa etti, ayrıldı ve Deniz Bey'in istifa etmesiyle birlikte bu yapılan o toplantıda verilen sözler yerine getirilmedi. Hatta şöyle bir sene o dönemde ben de Vakıf başkanıydım buraya festivale geldik. Bir belediye başkanımızın vermiş olduğu vermiş olduğu parayla buraya bir temel atıldı. Temelini de o zaman ikinci Genel başkanımız olan şu anki mevcut Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu attı. Daha sonra yine maddi aksaklıklar devam etti inşaat sağlıklı yürümedi. Daha sonrasında biz belediyede göreve geldik. Arguvan’ın böyle bir kültür merkezine gerçekten ihtiyacının olduğunu gördük, Ne şekilde yaptırabiliriz diye düşünürken o dönem ki Genel Başkan yardımcımız Veli Bey(Veli Ağbaba) Yerel Yönetimlerden sorumlu Genel Başkan yardımcısı görevine getirilmişti. Bizi Ataşehir Belediyesi ile kardeş belediye yaptı. Bu kardeş belediye projesi kapsamında ben bir kez daha burada sizin aracılığınızla. Sayın Battal İlgezdi’ye, Ataşehir Belediye Başkanına gönülden, yürekten tüm Arguvanlılar adına teşekkür ediyorum. Çünkü belediyemize de 8 tane araç gönderdi. Bize o dönemde çok büyük desteği oldu.
SK: sonrasında ismini mi verdiniz?
MK: Burası kızının ismini verdik Turnam
SK: Niçin kızının ismini verdiniz?
MK: Yani bu kadar emeği olan bir insan
SK: Kendi ismini düşünmediniz mi?
MK: Şöyle Turnam çok güzel bir isim. Turnam türküyü çağrıştırdığı için de kızının isminin daha doğru olacağını ve isminin de çok yakışacağını düşündük. Arguvan’a ve bu komplekse yakışacağını düşündüğümüz için kızının ismini verdik ve Sayın Başkanla bunu bir toplantıda İstanbul’da oda çok uzun bir hikâye ama orada görüştük. Sayın Başkan orada yapmayı kabul etti sağ olsun ve gerçekten bugün kültür kompleksini buraya Arguvan’a arguvanlılara kazandırdı.
ULUSLARARASI TOPLANTILAR YAPTIK
SK: Kültür kompleksinde ne tür faaliyetleriniz oluyor?
MK: Gene bir şey demeliyim. Medarı iftarımız. Ülkemizin sadece bizim değil, Arguvan'ın bir bütün ülkenin gururu olan hemşerimiz benim de çok değer verdiğim çok büyük saygı duyduğum Profesör Doktor Sezai Yılmaz Hocam bir gün burada otururken dedi ki, “Bu Kültür Kompleksi ile Arguvan’a çağ atlattınız” dedi. Sezai hocamın deyimiyle söylüyorum. Çünkü biz bu kültür kompleksinde uluslararası bilim kongreleri yaptık. Uluslararası… Arguvan'da uluslararası bilim kongreleri yaptık
SK: Uluslararası Bilim Adamları Arguvanamı geldi?
MK: Evet pandemi sürecin de uluslararası bilim adamları geldiler. Evet farklı ülkelerden farklı üniversitelerden burada iki ülkenin farklı üniversitelerinden öğretim görevlileri, profesörler, hocalar buraya geldiler Arguvan'a geldiler ve burada 4 tane bilim kongresi yaptık. Bu kongre” Transplantasyon immünolojisinin” ilk toplantılarıydı. Bizde artık toplantılara katıla katıla biraz tıbbi terimleri de öğrendik. Yani hayvandan insana. Karaciğer naklinin toplantıları yapıldı. Burada bir de gene Gururumuz hemşerimiz, onunla da gurur duyduğumuz bilim insanlığıyla övündüğümüz. Profesör Doktor Temel Yılmaz Hocam (Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı) o da Türkiye Diyabet Vakfı'nın bir toplantısını burada Arguvan'da yaptı.
SK: Arguvan Bilimsel toplantılara Ev sahipliği yapıyor.
MK:. Evet. Arguvan bilimsel toplantılara ev sahipliği yapıyor. Tabi bizi eleştiren arkadaşlarımızın ufukları bunlara erişemez. Onun için biz uluslararası bilim kongreleri yapıyoruz. Biz işimize bakıyoruz, onların lafına sözüne bakmıyoruz. Burada ne var diye sordunuz. Kültür Kompleksi'nde zaten kompleks dememizin bir anlamı var. Alt bodrum katımızda çok güzel bir konferans salonumuz var. İşte bu bilim kongrelerinin yapıldığı yer. Onun bir kat üzerinde hemen giriş katımızda iki ayrı bölümümüzde birisini daha önce Etnoğrafya Müzesi olarak düşündüğümüz birisini de Türkü Müzesi olarak düşündüğümüz iki ayrı bölümümüz var. Bir de Türkü evimiz var. Orada çok güzel bir türkü evimiz var. Onun bir kat üstünde katın tamamı 18 oda, 60 yatak kapasiteli bir otelimiz var, onun üstünde yani en üst katta da haftanın yedi gün herkese açık olan bir restoranımız var.
ARGUVANDA 60 YATAKLI OTEL
SK: Kim kalıyor otelde?
MK: Kalmak isteyen herkes kalabilir.
SK: Fiyatları nasıl?
MK: Fiyatlarımız gayet uygun. Şunu söyleyeyim bu pandemi sürecinde bu dönemde yüzde 80 kapasiteyle çalıştı. Otelimiz yüzde 80 dolu olarak faaliyetini devam ettirdi.
Şunu söyleyeyim bu arada Isa köylü bir doktor hemşerimiz kış ayların da annesini kaybetmiş, yanlış hatırlıyor olabilirim. Annesinin cenazesi idi sanırım gelmişler. Ben de şehir dışındaydım geldim. Akşam yukarıya çıktım. 20 kişi falan oturuyorlar burada kalabalık bende sordum dediler ki cenaze için gelmişler yemek yiyorlardı gittim. Kendilerine Hoş geldiniz dedim başsağlığı diledim. Ertesi günü bu insanlar dört beş kişi beni ziyarete geldiler. Teşekkür ziyaretine geldik dediler.
Kaldıkları şehiri bilmiyorum şu an hatırlamıyorum ama yanlış söylemeyeyim. İsimleri, Nerede kalacağız, nasıl kalacağız, Kış, bir odada soba yanıyor diye düşünürken Arguvan da otel var diye söylediler dedi. Geldik dedi. Otelde kaldık, yukarıya çıktık, yemeğimizi yedik, kahvaltımızı yaptık, size de özel olarak teşekkür etmek için geldik dediler. Bakın işte kim kalıyor diye soruyorsunuz ya bugün çok farklı gruplarda çalışan insanların hatta MTA nın Eğer onu sormak istiyorsanız sorunuzun altında o varsa MTA’nın mühendisleri de burada kalıyor. Maden Tetkik Araştırma personeli. Bazıları yazıyorlar ya başkan işte onları ağırlıyor diye. Onlar da burada kalıyorlar.
KAR AMACI GÜTMÜYORUZ
SK: Madencilikle ilgili ayrıca soracağım. Peki burada bir restoranınız var. Fiyatlarını bilmiyorum. Köylü Ahmet dayı, Fatma bibi gelip burada yemek yer mi? kebap yiyebilir mi?
MK: Yok onlar nasıl gelip burada yiyebilirler paraları yetmez. (Gülümsüyor) Şimdi tabii biz hem otelimizi hem de restoranımızı fiyatları belirlerken biz kar güderek, yani burada belediye kar elde etsin amacıyla davranmıyoruz.
SK: Zarar mı ediyorsunuz?
MK: Yok zarar da etmiyoruz. Etmemeye gayret ediyoruz. Yani tesis buradaki çalışanların ücretlerinin, elektriğini, suyunu yani kısacası kendi masrafını çıkarırsa. Bizim için en büyük şey bu, çünkü belediye hizmet yeridir. Belediye. Her yerde her hizmetten kar beklemez. Çünkü belediyenin asli görevi hizmet etmektir. O nedenle de biz bu amaçla da davrandığımız için hatta şehirdeki bazı diğer restoranlar bile bizim fiyatlarımız dan şikâyet ediyorlar. Düşüklüğünden dolayı şikâyet ettiklerini duyuyoruz. Biz restoranımızda ki kalitemiz, kullandığımız malzeme, temizlik ve ürün kalitemizle iddialıyız. Bu konuda kendimize güveniyoruz. Çok güzel övgülü sözler alıyoruz. Personelimizin hizmetinden gayet memnuniyetlerini dile getiriyorlar. Gazeteye ilan bile verenler oldu. Burada on- on beş gün kalıyor ve 15 gün sonrasında personelimiz ve buradaki hizmetten memnuniyetinin belirtmek için gazeteye ilan vermiş bir Arguvan’lı hemşerimiz daha sonra o ilanı da bize getirdiler. Bunları da yaşadık.
Devam edecek...