MEHMET KIZILDAŞ ARGUVAN BELEDİYE BAŞKANI SÖYLEŞİ-7
İŞTİRAKLERİMİZ
SK: Mehmet başkan bugün birlikte dolaştık. Sizin zamanınızda yapılan tesisleri görme imkânım oldu. Turnam İlgezdi Kültür Kompleksi, Selektör, Bulgur ve Tahıl Üretim Merkezi, Petrol İstasyonu, Santepe Kimya Tesisi, Organize sanayi bölgesi. Bu tesisler belediyenin mi? hissedarları var mı?
ALTI ARACI OTUZA ÇIKARDIK
MK: Biz Arguvan’a geldiğimizde sene 2014.Arguvan Belediyesinin altı aracı vardı. Araçlardan üç tanesi yürümüyordu. Bugün otuzun üzerinde araç var. Şimdi Arguvan Belediyesi; Akçadağ’a, Hekimhan’a, Kuluncak’a ihtiyaç halinde iş makinesi gönderiyor. Bu konuda başta Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi olmak üzere destek veren diğer belediyelerin hepsine teşekkür ediyoruz.
Biz geldiğimizde Arguvan Belediyesi'nin toplam çalışan işçi memur kadrosu on üç kişiydi. Bugün Arguvan Belediyesinin iştirakleriyle birlikte çalışan personel sayısı yetmiş beş kişidir. İştiraklerdeki kasıt işte biraz önceki bahsettiğimiz Santepe plastik kimya AŞ, şu içerisinde oturduğumuz Kültür Kompleksi ve Bulgur ve tahıl tesisi (eski cezaevi olan yeri bulgur fabrikasına dönüştürdük)
Bu kadar insan çalıştırıyoruz. Şimdi sizin diğer sorunuza geçecek olursak işte şirketlerin durumu ile ilgili temizlik ürünleri fabrikamız bir anonim şirkettir bu şirketin yüzde 83 hissesi belediyenin, yüzde 17 hissesi de bir girişimci firmanın. Burası yüzde 83 ü belediyenin olması nedeniyle resmî kurumlardaki bir şirketin işleyişi ne ise bizdeki de aynen odur, kendi içinde bir işleyişi var. Alımı, satımı, karı, zararı kendi içerisinde çalıştırdığı personeli, bu şekilde bir işleyişi var.
HERKESE ÜRÜNLERİMİZİ SATIYORUZ
Bugün bu tesisimizle övünüyoruz. Türkiye'nin her tarafına mal satıyoruz. Hastanelere, büyük oranda askeriyeye, büyük üniversite hastanelerine, Türkiye Standartlar Enstitüsüne ve bazı Bakanlıklara ürünlerimizi rahatlıkla satabiliyoruz.
SK: Niçin sizden alıyorlar? Özelliğiniz nedir?
MK: Bizi çok seviyorlar da ondan. Çünkü biz işimizi düzgün yapıyoruz. Kalitemizle, fiyatlarımızla işimizi profesyonelce yapıyoruz. Ondan dolayı bizden alıyorlar. Şimdi bir diğer şirketimizde Arbel Arguvan Belediyesi şirketi. O da buradaki işte. Kültür Kompleksinin işletmesini, Bulgur fabrikasının işletmeciliğini yapıyor. Biz Arguvan Belediyesi olarak ürettiğimiz buğdayı ve nohudu ve diğer ürünlerimizi SS Arguvan Doğal Tarımsal Kalkınma Kooperatifine satıyoruz. Kooperatif halka arz ediyor.
MK: Bulgur ve çeşitlerini (Pilavlık, orta, ince bulgur)sarı bursa buğdayından yapıyoruz. İşte biz bugün o yok olmaya yüz tutan ata tohumu sarı bursayı bulduk, çoğalttık. Verimi düşük, maliyeti yüksek olmasına rağmen ısrar ediyoruz.
İDDİALIYIZ
Bir diğer nokta da bugün bizim bulgur fabrikamız, bunu iddialı olarak söylüyoruz kapasite anlamında falan söylemiyoruz. Kalite anlamında Türkiye'de belki de bir eşi benzeri yoktur.
SK: Siz Selektör için de aynı iddiada bulundunuz.
MK: Kesinlik öyle siz gözünüzle gördünüz. Adam Arapkir ilçesinden gelmiş tohumunu aşılatıyor. Niçin?
Çünkü biz bu tesisleri kurarken çok araştırdık ince eledik sık dokuduk. En iyisini yapmak için çok dolaştık. Arkadaşlarımla bulgur fabrikalarını gezdik hem de defalarca. Makinaların alımına ve yapımına birlikte karar verdik. Biz o Ambalajlama Paketleme Tesisindeki makineyi alabilmek için birlikte Konya'ya birkaç kez gittik. Biz de söylendiği gibi kibir, ya da benim dediğim yoktur.
Bulgur un temas ettiği yüzeyleri gıda standartlarına uygun paslanmaz çelikten yaptırdık. Bu fiyatı dört kat arttırdı. Gözlerinizle gördünüz bu konudaki hassasiyetimizi. Ziraat odası başkanımızın da size anlatacağı selektörde hepsi bir pirinç tanesi gibi aynı büyüklükte, aynı kalibrasyonda çok özel bir elekten geçirdikten sonra içerisindeki tüm yabancı maddeler ayıklanıyor. Sonra bulgur yapıyoruz. Biz aslında bulguru gerçek değerinden satmıyoruz. Bu fiyat gerçek değeri değil. Çok emek veriyoruz. Aslın da fiyatının daha yukarı olması lazım.
Ama bizim amacımız; hem köylünün ürününün değerini vermek, aynı zamanda kooperatifimizin ve kooperatif ortaklarımızın kar etmelerini ve artı değerin oluşmasını sağlamak. Bunu özellikle söylüyoruz.
BU ÜLKE KALKINACAKSA ÜRETİM YAPACAK…
SK: Başkan Malatya Büyükşehir olunca köylerimiz mahalle oldu. Ancak bir yere mahalle oldu demekle mahalle olmuyor. Bizim köylerimizde evler genellikle iki kattır üst katta İnsanlar yaşar, alt katta malı ve davarı yaşar. Mal ve davar gübrelerini evlerinin hemen yakınına dökerler. İtiraz edildiğinde haklı olarak” ne yapalım hayvancılığımı bırakalım” diyorlar. İnsan ve hayvanların yaşam alanlarını nasıl düzenlemek gerekiyor?
MK: Şimdi şöyle tabii bu konuda belirli yasal düzenlemeler de var. Bu yasal düzenlemeleri uygulayarak bunun önüne geçebilirsiniz. Siz soruyu sorarken beraberinde bazı şeyleri de söylediniz. Şimdi insanlar köyde yaşıyorsa hayvan beslemedikten sonra ya da dört tane tavuk beslemedikten sonra vatandaşın köyde yaşamasının bir anlamı yok. Şimdi bu insanlar bir taraftan da üretiyorlar. Bakın bu ülkenin en büyük eksikliği en büyük ihtiyacı da üretim. Bugün bu ülke üretimi terk ettiği için bu hale geldi. Bugün beton ekonomisi ile bir yere varma şansımız yok. Biz bir yere varabileceksek, bu ülke kalkınacaksa, bu ülke büyüyecek, bu ülke gelişecekse üretimle gelişir.
PLANLAMA ŞART
Ancak söylediklerinize katılıyorum. Bunu bir planla düzenlemek lazım. Ama ne yazık ki ne devlet ne de biz bunu planlayabilecek noktada değiliz. Oysa söylediğiniz şey çok doğru. Çünkü orada insanlarla, hayvanların yaşam alanlarının ayrılması hem insanlar açısından hem de hayvanlar açısından çok daha doğru ve sağlıklı olur.
GÜBRELERİ TOPLUYORUZ, İLAÇLAMA YAPIYORUZ
Malatya'nın hiçbir ilçesinde hiçbir belediyenin yapmadığı şeyi yapıyoruz. Biz bu sorunun önüne acaba nasıl geçebiliriz diye tüm köylere kepçe göndererek bu gübrelerin bir an önce kaldırılmasını ve yerlerin ilaçlanmasını sağlıyoruz. Başka belediyeler yapmıyorum biz yapıyoruz. Yıllardır bunu yapıyoruz, yapmaya da devam ediyoruz. Çünkü sinek üretiyor. Bize bir yük de getiriyor ama biz devam ediyoruz yapmaya. Yani bu sorun akşamdan sabaha çözülecek bir sorun değil. İnsanlarımızı bilinçlendirerek, İnsanlarımızı bu konuda eğiterek önümüzdeki uzun sürede bir çözüm gelir diye düşünüyorum.
SK: Kısa Sor kısa cevap lütfen; Belediyenizde çalışan kadın sayısı kaçtır? Çalışanlarınız yüzde kaçı kadındır?
MK: Kadın istihdamımız yazın artıyor. Kadınları tarhana, bulgur, erişte vb. işlerde çalıştırıyoruz. Biz sahada çalışıyoruz. Belediyemizin dış işlerinde işin yapısı gereği (Kazma ve kürekle yapılan işler, kilit taş, asfalt yamama işleri vb) erkek işçi çalıştırmamız gerekiyor.
SK: Mehmet Başkan belediyenin telefonu çalınca kim çıkıyor?
MK: Sekreterimiz çıkıyor.
SK: Bayan mı?
MK: Evet. Siz hiç aramadınız her halde?
SK: Yok ben direkt sizin telefonu arıyorum erkek çıkıyor…yani siz…
Mehmet Başkan diyorlar ki; Belediye personel alırken ayrımcılık yapıyor en yakınlarını alıyor. Ya da hep aynı köylerden alıyor. (gülüşmeler) Personel alırken kriteriniz nedir?
PERSONEL ALIRKAN KRİTERLERİMİZ VAR
MK: Kim diyor bunları bilelim. Bizim personelimiz içinde aşağı yukarı her köyden personel vardır. Belki de bize yapılacak en son eleştiri bu olmalıdır. Ben hatta şunu söyleyeyim personelimiz arasında bize oy vermeyen, başka partilere oy verenler bile vardır. Yani biz personelin hangi köylü olduğuna bakmıyoruz. Biz personelin neyine bakıyoruz biliyor musunuz? Bir ihtiyacının olup olmadığına bakıyoruz. İki aldığımız kişinin o işi yapıp yapamayacağına bakıyoruz.
İSAKÖY’DEN BAŞVURU OLMADI
SK: Bu soruda köyüme ayrıcalık yapayım. İsa köylüler diyor ki; Arguvan’ın en büyük köylerinden biriyiz. Mehmet başkan en çok oyu bizden alıyor Belediye meclis üyeleri arasında yokuz. İsa köylüler haklı mı?
MK: Bakın adaylık süresi açıklanır. Denir ki Meclis üyeliği için ya da belediye başkanlığı için başvuru şu tarihte başlıyor şu tarihte bitiyor. Bu süre içerisinde meclis üyesi olmak isteyen insanlar gelir partiye başvururlar. Onun bir ücreti var, onu yatırırlar.
SK: Hiç başvuru olmadı mı?
MK: Hiç başvuru olmadı. Hatta söyledik, bazılarını da aradık başvursunlar diye. Ama maalesef kimse başvurmadı.
SK: Şu andaki ilçe meclis üyeleri içerisinde başka partilerden de meclis üyeleriniz var mı?
MK: Bir AK partiden, iki kişide DSP'den seçilip, sonra partilerinden istifa ettiler. Bağımsız olarak devam ediyorlar.
SK: Farklı partilerden bu üç meclis üyenizle söyleşi yapacağım. Bu arkadaşlara “Mehmet Başkanın yönetim şeklini beğeniyor musunuz?” diye soracağım. Sizce ne cevap veririler?
MK: Bilmiyorum siz sorun bizde öğrenmiş oluruz
MÜFETTİŞ BİLE ŞAŞIRDI
SK: Meclis toplantılarınız nasıl geçiyor. Kararları nasıl alıyorsunuz?
MK: Şimdi şunu söyleyeyim; bizim meclis toplantılarımızda kararların hemen hemen hepsi oybirliği ile geçer. Oy çokluğu ile geçen kararlar nadirdir. Hatta geçen dönem gelen İçişleri Bakanlığı müfettişi; başkanım sizin hiç başka bir partiden meclis üyesi yok mu? dedi. Var dedim. “Kararlarınıza bakıyorum hep oy birliği ile geçmiş nasıl oluyor? Size hiç muhalefet etmiyorlar mı?” dedi. Neye muhalefet edecekler efendim dedim. “Bizim aldığımız kararlar Arguvan'ın Arguvanlının lehine olan kararlar. Bizde rant yok, yeşil alan yok ki konuta çevirelim dedim. Konut alanını ticariye çevirmiyoruz dedim. İşte o üç katlı yere on kat imar vermiyoruz. Burada bir rant yok efendim” dedim. Bizde her şey şeffaf yürütülüyor.
Devam edecek…