SK: Turan Başkan Arguvanlıların yapmış olduğu üretim; tarım ve hayvancılıktır. Siz Arguvan Ziraat Odası olarak çiftçilerimizin daha verimli üretim yapabilmelere için ne tür destekler veriyorsunuz?
ÖRNEK BİR SELEKTÖR TESİSİ KAZANDIRDIK
TA: Arguvan siz de biliyorsunuz tahıl ambarı olarak bilinir. Vatandaşlarımızın da en büyük gelir kaynaklarından biri de arpa ve buğday üretimidir. Şimdi bu üretimi daha iyi bir seviyeye çıkartmak için çiftçilerimizin kazanç kapısının biraz daha seviyesini yükseltmek için ilçemizde olmazsa olmazlarından biri kaliteli ve profesyonel bir eleme desteği. Yani selektör dediğimiz tesis. (Selektör: toprağa ekilecek tohumu hazırlayan, temizleyen ve ilaçlayan bir tesistir.)
Bugün Selektör tesisimizi ziyaret ettiniz, gördünüz. Biz üretimi geliştirmek için bu tesisi çiftçilerimize kazandırmak istedik ve sağ olsun belediye başkanımız da öncülük etti. Malatya Büyükşehir Belediyesi ile birlikte proje kapsamın da DAP(Doğu Anadolu Projesi) İdaresi’nden kullanacağımız modern makinaları hibe aldık. Bu bölgede sadece Arguvan’da değil, Malatya’da değil, Doğu Anadolu bölgesinde eşi benzeri olmayan bir tesisi ilçemize kazandırmış olduk. Şimdi bu tesisi kazandırdık. Siz diyeceksiniz bu tesisin üretime nasıl katkısı olacak?
YÜZDE OTUZ FAZLA VERİM ALIYORUZ
Bu tesisimizde elenip ilaçlanan tohumu tarlasına eken çiftçi yüzde otuzun üzerinde verim artışı sağlıyor. Evet yüzde otuz. Bunu ispat ederim rakamlarla. Yani Karahüyük’deki selektörde aşılanan tohumun verimiyle, bizim selektörde aşılanan tohumun verimi arasında yüzde otuzu aşan bir fark vardır. Biz bunun ispatını da yaşayarak gördük. Çiftçilerimiz bunu kendileri yaşayarak gördü.
Arguvan dışından çok gelen müşterilerimiz var. Mesela Sivas Kangal’ın iki milyon dönüme yakın arazisi var oradaki çiftçiler bizim tesisi öğrenmişler kamyonla getirip temizletip ilaçlayıp götürüyorlar. Malatya merkezden, Keban’dan, Kemaliye’den, Eğinden, Arapkir’den, Kuluncak’tan geliyorlar.
PANCAR KOOPERATİFİNİN TOHUMU BİZDE YAPILIYOR
Hatta Pancar Kooperatifi'nin sertifikalı tohumunu biz hazırlıyor. Ki onlar ürünlerini devlete satıyorlar onun içindir ki ince eleyip sık dokuyorlar. Tohumları çeşitli testlerden geçiyor daha sonra onay veriliyor. Bizim tesisten çıkan tohum tüm testlerden başarıyla çıkmıştır. Temizlik eleme aşaması çok önemli. Çöpü, zivanı, haşereyi temizliyor, içerisinde çimlenme özelliği olmayan hayvan yemi niteliğinde olanları da ayırıyoruz. Çiftçilerin de en büyük tercihleri de bu Yazıhan çiftçisinin yüzde ellisi, karaca köyü, Ambarcık hepsi bizi tercih ediyor.
SK: İzninle araya gireyim. Bu anlattıklarınızdan şunu anlıyorum. Modern bir Selektör tesisiniz var. Dışarıdan bu tesise çok rağbet var. Ancak Arguvanlıların hemen yanı başlarında ki bu tesisten haberleri yok veya haberleri var rağbet etmiyorlar neden? On kilometre ötedeki İsa köyü ki, toplam yetmiş bin dönüm arazisi var. Köylerindeki yıkık, faal olmayan selektörün onarılması için bizden destek bekliyorlar. Çiftçilerimize acaba biz yeteri kadar bu tesisi ve avantajlarını anlatamadık mı?
NÜFUSUMUZUN YAŞLI OLMASI İŞİMİZİ ZORLAŞTIRIYOR
TA: Taa Sıvasın Kangallısı, Arapkirlisi geliyor sizin söylediğiniz gibi. Sertifikalı, bilimsel dokümanlarla verimliliği ispatlamış bir tesise Arguvanlının ancak %60 nı çekebildik. Rakamlar bazen değişiyor. Örnek Pancar Kooperatifi'nin 400 ton tohumunu yaptık.
MK: Unutmadan araya gireyim. Vatandaşa, çiftçiye bir şeyleri anlatmaya çalışırken, selektörü, kooperatifi vatandaşta yaşı itibariyle tablo şu oluyor; “Aman gurban ben gelmişim 65-70 yaşına, benden bundan sonra ne olacak, o kooperatife üye olsam ne olacak? Ortak olsam ne olacak bugüne kadar selektör mü vardı”.
Hani diyorsunuz ya izah edemiyor musunuz, anlatamıyor musunuz diye. Ama maalesef anlamak istemiyorlar. Niye? Çünkü değişime gelişime kapalılar da ondan. Yani genç çiftçi olsa genç çiftçiler genç üreticiler gelişime, değişime açık oldukları için Turan başkanın söylediği gibi bunu kavrıyorlar, getirip tohumlarını burada işletiyorlar. Ve bunun farkını görüyorlar. Ama özellikle bu yaşlı kesim o alışkanlıklarını, adetlerini maalesef değiştirmiyor.
HİZMET VE KALİTEMİZE KARŞILIK FİYATIMIZ UYGUN
TA: Şimdi şu şekilde oluyor buradaki bazen bazı çiftçilerimiz fiyat farkından da diyor ki mesela geçen yıl biz tonunu 90 TL yapıyoruz başka tesis tonunu 80 TL yapıyor. Aradaki fark ton başına 10 lira. Şimdi biz zaten kâr amaçlı çalışmıyoruz. Bizim görevimiz sivil toplum örgütü gibi çalışmak. Biz oradan çok paralar kazanıp da orayı kar eden bir kurum haline getirmek istemiyoruz. Burada çiftçilerin daha kaliteli tohum elde etmelerini sağlamak ve aynı zamanda uygun fiyata yapmak. Fiyatı daha doğrusu regüle etmeye çalışıyoruz. Mesela biz bu sene tonunu 110 tl ye yapıyoruz. Burayı özel biri işletse tonunu 200 TL'den aşağıya yapmaz belki de. Fiyat çok önemli. Adam Kangal'daki kamyonunu tutuyor kamyona1500 lira nakliye verip geliyor. İsa köydeki amcamda Arguvan’ın yokuşunu kim çıkacak diyor. Mesela aynı pozisyonda arkadaşım köylüm çocukluğumuz beraber geçti. İki senedir tohumunu başka yerde yaptırıyor. Tarlalarımız bitişik ben dönümde 350 kilo verim alıyorum, kendisi 250 kilo verim. “Ne ekersen onu biçersin” tohum değil ot ekiyorsun. Tohumun içinde yarısı ot olursa arpa kaldırabilir misiniz?
SK: Turan başkan başka bir konuya geçeceğim. İsa köyü baz alır isek arazisinin %99na arpa ekiyor. Tarlalar susuz ve bir kısmı kıraçtır. Eğer Mart, Nisan hatta Mayıs aylarında kuraklık gider ise çiftçi battı. Ekinler başak çıkarmadan kuruyor. Yani çiftçinin umudu allaha kalmış. Zaten arazi her yıl ekilmiyor, bir yıl ekiliyor, ertesi yıl nadasa bırakılıyor. Zararı ikiye katlanıyor.
Birincisi, bunu nasıl çözeceğiz? İkinci, olarak nadasa bırakılan toprağı alternatif bir ürünle değerlendirebilir miyiz?
ŞİMDİLİK NADAS MECBUR
TA: Şimdi iklim şartlarından dolayı nadas mecbur, nadasa bırakmak gerekiyor. Bazı alanları ektik. Biz bunun çalışmalarını dönem dönem yaptık. İşte bizden öncekiler de büyüklerimiz de nadasa bıraktıkları alanlara bir miktar nohut, mercimek ekmişler. Ancak ara vermeden her yıl tekrar ekildiğinde arpa ve buğdayın veriminin azaldığı görülüyor. Son altı yedi senedir kuraklık yaşanıyor. Nadasa bırakmamıza rağmen düşük verim alıyoruz
Çözüm üretmek için birtakım çalışmalarımız oldu. Bunlardan birisi erkenci tohum çalışmamız. Biz bunu üç dört senedir çiftçilerimize anlatıyoruz. Özellikle sizin Isa köyde ve Morhamam köyün de az da olsa başarı kazandık. Ama çiftçiliği iyi olmayan ya da işi beceremeyen bazı çiftçilerimiz hayal kırıklıklarına uğradılar. Bu durum ister istemez kafa karıştırıyor ve diğer çiftçiler üzerinde olumsuz etkileri oluyor. Bu tür durumlarda mühendislerimizle sürekli konuşup tartışıyoruz. Ben çekirdekten yetişme işin mutfağından geliyorum. Sürekli denemeler yapıyorum. Deneme yanılma yöntemi ile birlikte teknik bilimsel birtakım bilgileri mühendislerimizle konuşarak en doğru yöntemi bulmaya çalışıyoruz. Yani geldiğimiz noktada erkenci tohum cinsini kullanmamız gerekiyor. Buğday niçin ekmiyoruz geç olduğu için risk büyük. Onun için arpa ekimine dönüldü. Şimdi arpada en erkenci tohumu bulup tercih etmemiz lazım.
ERKENCİ TOHUM BİR ÇÖZÜMDÜR
SK: Seymen cinsi bu ihtiyaca cevap veriyor mu? Bu arpa cinsine dönük şikâyet; kilo döğmemesi olarak dile getiriliyor. Bu ne derece doğrudur?
TA: Şimdi biz bunu çok tartıştık, çiftçilerin hepsiyle hatta en büyük çiftçilerle tartıştık. Bilmiyorlar, bildikleri de yanlış, bunu bize anlatırken şimdi hiç olaya hâkim olmayan bir vatandaşın bana ya da başkana muhaliflik olsun diye konuşuyor seymen cinsi hafif geliyor diye.
Bitişik aynı tarladan ben seymen tohumu ektiğim için dönümünden 350 kilo verim aldım. O diyor ki ben 250 kilo aldım, seymen tohumu hafif geliyor” diye hala iddia ediyor.
MK: Bu bir kilo demir mi ağır, bir kilo pamuk mu ağır hikayesi gibi.
TA: Diyor ki hala demir ağır. Seymen tohumunu dört senedir ekiyoruz. Beşinci yıla girdik geçen sene süper verim aldık. Benim aldığım verimi sulu tarlalardan alamadılar. Bu sene kuraklıktan dolayı verim düşük. Bazı tarlalara biçer döver bile giremezken ben seymen tohumu ektiğim için erken oldu, dönüm başına 350 kilo verim aldım. Ben Morhamam’ da İsa köyünde ve Arıt mevkiinde ve Parçikan köyüne sınır olan yerde de ekim yaptım, aynı verimi aldım. Eski anlayışla düşünülüyor. Oysa her şey gelişiyor. Yeniliğe açık değiller.
YONCALI BARAJINI HIZLANDIRMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ
SK: Yoncalı barajı ne durumda? ne zaman bitecek
TA: Şu an yoğun bir çalışma var? onların söylediğine göre 2023'de bitecek ama tabii tüneller yapılıyor. Tünelden sonra sulama kanalları basınçlı sulama yapacak. Zaten açık değil. Kapalı sistem, kapalı sistemin de başkanımızda onlarla görüşmüştük. Bizde bir bölge müdürü ile yaptığımız toplantıda oda bize açıklama getirdi. Orada dedi ki işte 50000 dönüme yakını tünel bitme aşamasında. O sistemi de hazır edeceğiz dedi.
TÜNEL VE KANALLAR BİRLİKTE YAPILMALI
MK: Biz zaman zaman baraja gidiyoruz. Tünel inşaatının hangi aşama da olduğunu ne zaman biteceğinin bilgisini ilgililerden almaya çalışıyoruz.
Türel'in delme işlemi hızlı bir şekilde devam ediyor. Ama tabii delmenin bitmesiyle tünel bitmiyor. Şimdi ondan sonra da enjeksiyon doldurma kapatma işlemleri yapacaklar. Yani su sızdırmazlığını önlemek sızmasını önlemek için bunları yaparlarken de biz sürekli Bölge Müdürü ile Şube Müdürü ile İl Koordinasyon Kurulu toplantısında Sayın Vali ile farklı nedenleri defa Sayın Vali'yi ziyaret ettiğimizde hep bunu söylüyoruz. Diyoruz ki “efendim tünelle birlikte kanallar eşzamanlı gitsin, yarın ora bittikten sonra bu sefer de kanalların yapılmasını beklemeyelim” Tamam haklısınız doğrusunuz dediler ki işte 50 000 dönümlük arazinin kanallarını TOKI yapacak TOKİ’ye verdik dediler. Daha sonra gelişme olmayınca ısrarla üzerlerine gittik bu sefer de TOKİ yapmadı tekrardan DSY ye geldi, biz yapacağız dediler. Onun için şu anda bizim barajla ilgili en çok üzerinde durduğumuz konu; Tünel ile birlikte kanallarında aynı zamanda, eş zamanlı olarak yapılması. Elimizden geldiğince uğraşıyoruz.
ARGUVAN’DA HAYVANCILIK
SK: Turan başkan son bir soru soracağım bitiriyoruz. Arguvan’ın hayvancılıkta önemli bile yeri var. Hem büyük baş hem de küçük baş hayvancılık yapılıyor. Gördüğüm kadarıyla köylüler bu ürünleri değerlendiremiyorlar. Bu konuda odamızın bir çalışması var mı?
MANDIRA YATIRIMI YOLDA
TA: Ziraat odasının hayvancılık ile ilgili bütçesi ya da ekonomik gücü yok. Ama belediye başkanımızın da biraz önce anlattığı gibi Arguvanlı bir iş adamımız Mandıra ile ilgili bir yatırım yapacak. Bu yatırımla birlikte çiftçilerimiz hayvansal ürünlerini daha iyi değerlendirebileceğini düşünüyorum.
YOK SATIYORLAR
MK: Şunu söyleyeyim; köylüler ürünlerini değerlendiremiyorlar sözcüğüne ben katılmıyorum. Niye diyeceksin, niye katılmıyorsunuz? İnanın siz de belki benim söylediğimi destekleyeceksiniz. Arguvan'daki birçok aile dışarıdan, büyük şehirlerden gelen siparişleri almıyor. Üstelik sattıkları fiyat, piyasaya göre %50 daha fazla. Peynirini, tereyağını ve çökeleğini yapıp satıyorlar. Malatya merkezde tereyağı bizim buradan %50 daha ucuz. Bizimkiler yok satıyorlar sipariş almıyorlar. Bak sipariş var istiyorlar diyoruz. Vallahi ben doluyum yapamam diyor.
Sonuç olarak; düzgün yapan, temiz yapan, hakkıyla yapanın satış sorunu yok, yetiştiremiyorlar. Üstelikte ederinin daha üstünde fiyata satıyorlar.
SK: Çok teşekkür ederim. Kapatıyorum.
Yarın: Ersoy Eren Arguvan Belediye Meclis Üyesi ve www.arguvanhaber.com