TÜRKÜ OLUP AKMAK:ARGUVAN VE EĞİN TÜRKÜLERİ –I

 Hüseyin ŞAHİN-Süleyman ÖZEROL
 
Türküler… Türkülerimiz… Kimi zaman gurbetteki sevdalıya, kimi zaman sılada kalan yâre yakılan türküler.. Sevda da, acı da insan için değil midir? Gurbette giden “ela gözlü” yü beklemek zor zanaattır sılada kalanlar için.. Malatya’nın türkü pınarı Arguvan ile Erzincan’ın bir dönem ilçesi de olan Eğin(Kemaliye) yöresi türküleri incelendiğinde, sıladan gurbete yazılan mektuplarda hasret dile getirilmiştir. Çoğu zaman ayrılık, sevda, özlem ezgilerle kalıcı bir sözlü kültür geleneği olarak bir sonraki kuşağa taşınmış; bağlamanın telinde, kavalın nefesinde ölümsüzleşmişlerdir. Arguvanlı gurbetten söz ederken: “ İstanbul değil ki gidem de gelem/ Şu uzak yerlere can mı dayanır” derken, Eğinli ise: “ Ağam İstanbul mu Eğinli misin/ Sılaya gelmeye yeminli misin” diye gurbete gönderdiği eşine, sözlüsüne, oğluna seslenir türkülerinde…
 
         Arguvan ve Eğin(Kemaliye)   türkülerini incelediğimizde birçok söz benzerliği görürüz. Niçin mi? Arguvan ve Eğinli bulundukları coğrafi ve iklim şartlarının zorluğu dolayısıyla geçimlik için her zaman sıladan gurbete, gurbetten sılaya taşınmışlar, bu gidiş gelişler bazen ayları, seneleri bulmuştur. Eğin’in türkü ve manilerinde “gurbet”in ayırt edici sembolünü İstanbul verir. İstanbul, Eğin’linin ana yurduna rakip olan ikinci vatanıdır. Bekleyenin yüreğinde bir hasret örneğidir.(1)Arguvanlı’nın türkü ve ağıtlarında İstanbul, Adana ve daha da zoru Almanya gurbetliği, hasretlik örneği olarak yerini almıştır. Sözlü kültür geleneğinde türkülerin yakılmasında özlem ve sevda değil midir ki Ferhat’a Şirin’i için kayaları deldiren kuvvet… Hasretlik hiç mi cana tak etmemiştir, hiç mi şiir yazdırmamış, hiç mi bağlamanın tellerinde ezgi olup akmamıştır…
 
         Arguvan ve Eğin türkülerini gurbet, sıla, hasretlik, sevda motifleri yönünden örneklediğimiz türkülerin dizelerin de bazen dörtlük bazen de söz olarak benzeşmeler ve etkileşimleri görürüz:
001)-Arguvan’da “Ağgül Seni Camekânda görmüşler” türküsünde geçen:
         “Deli boyraz gibi acı esmedim
             Kaderime küstüm sana küsmedim” dizeleri olduğu gibi Eğin yöresinde de söylenir.(2)
002)- “Akşam Oldu Gün Dağlardan Aşmıyı” türküsündeki “Yeşil kurbağalar öter göllerde” söz başlı dörtlük, Eğin yöresinde \"Şu garip gönlümü kimler eğlesin\" söz başı ile yer alır.(3)
003)-Arguvan′dan Yükletmişler Göçünü” söz başlı türküde, ikinci dörtlük(4) Eğin yöresinde:
 
            “Yüce dağ başına kurdum arılık
         Senden ayrılalı oldum sarılık
         Ela gözlerini sevdiğim oğlan
            İster ölüm olsun ister ayrılık” (5) olarak okunmaktadır.
 
004)- “Arkasına Giymiş Kırmızı Çuha” türküsünde yare sitem dizelerde yerini almıştır:
         (Arguvan):
         “Yürü güzel yürü töremiyesin
         Kör ola gözlerin göremiyesin
         Benden başkasına gönül verirsen
            Kırıla kolların saramıyasın”(6)
 
         (Eğin):
         “Yürü canım yürü töremiyesin
         Kör ola gözlerin göremiyesin
         Benden başkasına meyil verirsen
            Kırıla kolların saramıyasın (7)
 
005)- Arguvan’da sözbaşı olarak“Yücedağ” motifinin kullanıldığı bir çok türküyle karşılaşırız.
Armudun Dalını Pazar Eylemiş” türküsünde 2. ve 4. dörtlükler benzeşir:
(Arguvan):
         “Yüce dağ başına yatmış uyumuş
         Ela gözlerini uyku bürümüş
         Evel küçüğüdü şimdi büyümüş
         Büyümüş de yar yüzüme bakmıyı
 
 
         Yüce dağ başında bir top kar idim
         Yağmur yağdı rüzgarınan eridim
         Evel yarin sevgilisi ben idim
         Şimdi uzaklarda gezen ben oldum”(8)
 
            (Eğin):
         “Yüce dağ başında bir top kar idim
         Yağmur yağdı güneş vurdu eridim
         Evel yarin sevgilisi ben idim
         Şimdi uzaklardan bakan ben oldum”(9)
 
            (Eğin):
         “Reyhan ekmişim gül ekmemişim
         Unutmuş dibine su dökmemişim (serpmemişim)
         Kömür gözlerini sevdiğim ağam
         Böyle hasretlik hiç çekmemişim”(10)
 
            (Eğin):
         “Karadır kaşların benzer kömüre
         Ah çekmenin zararı var ömüre    
İki elim bağlasalar demire
         Yine vazgeçmem sevdiğim senden”(11)
 
006)-   “Armut Ağacına Yaslanmayasın” söz başıyla başlayan türkünün sözleri, Arguvan ve Eğin’de hemen hemen aynıdır. Motif olarak armut, ardıç, selvi ve çınar gibi ağaç türlerinin dörtlük başlarında kullanımı türküyü söyleyene, o an bulunulan mekana ve çevreye göre motiflerin kullanımında etkilidir:
(Arguvan):
         “Armut ağacına yaslanmayasın
         Yârim var diye de güvenmeyesin
         Eloğlu dediğin uçan bir kuştur
         Sakın sözlerine aldanmayasın”(12)
 
            (Eğin):
         “Selvinin dalına yaslanmayasın  
         Yağan yağmur ile ıslanmayasın
         Eloğlu (El kızı) dediğin Ezrail dostu
         Yalan sözlerine inanmayasın”(13)
 
         (Eğin):
         “Çınar ağacına yaslanmayasın
         Yarım vardır diye güvenmeyesin
         Eloğlu dediğin Azrail dostu
         Sakın dillerine güvenmeyisin”(14)
 
007)-Arguvan ve Eğin türkülerindeki etkileşim/benzeşimlerin örneklerini daha da çoğaltmak mümkündür.
         (Arguvan):
         “Bir güzel karşıda gülüp duruyu
         Çiçeği burnunda solup duruyu
         Kim ağlatmış benim nazlı gülümü
         Gözünün yaşını silip duruyu “(15)
 
            (Eğin):
         “Has bahçeye indim gülü duruyor
         Ellerinki açmış benim duruyor
         Kara gözlüm acep neden ağlıyor
         Gözünün yaşını silip duruyor”(16)
 
008)- “Çok Sallanma Kavak Seni Budarım” söz başlı türküdeki dörtlük benzeşiminde Arguvan ve Eğin’deki okunuşlarda sadece 2. dize okunuşunda farklılık görülür:
 
         (Arguvan):
         “Şu karşıki dağa kara giderim
         Yar haber yollamış göre giderim
         Bu elin güzeli gönül eğlemez
         Gönül eğleyecek yere giderim”(17)
 
            (Eğin):
         “Garşuki dağlara gara giderim
         Havyadan(Ayva) usandım nara giderim
         Bura güzelleri gönül eğlemez
            Ösgedim o yari sorar giderim”(18)
 
009)-Türküler de dize benzerliği olabildiği gibi, dörtlükler bütün olarak değerlendirildiğinde bazılarında tekillik bazılarında çoğulluk göze çarpmaktadır:
(Arguvan):
         “O güzel oturmuş taşın üstüne
               Kirpikler yakışmış kaşın üstüne
          Nazlı yardan geldi bana bir selam
          Aldım selamını başım üstüne”(19)
 
            (Eğin):
            “Üç güzel oturmuş taşın üstüne
         Daramış zülfünü kaşın üstüne
         Selam geliyor başım üstüne”(20)
 
010)- Arguvan’da okunanve “Arguvan Türküleri(Halkbilimsel Bir Araştırma Denemesi)” adlı eserde “Dağları Aştım Da Düzde Yoruldum” (TM:107)’no’lu Türkü metni’nin 2.ci dörtlüğünde aynı olmakla beraber (21), Eğin türküsünde Bülbül yerine baykuş motifinin kullanıldığını görmekteyiz:
 
            (Eğin):
         “Baykuş oldum viranede öterim
         Ağlama sevdiğim senden beterim
         Şu dünyada hiç bir dertli olmasa
         Ben dertliyim bu dünyada yeterim”(22)
 
011)- Arguvan’da “Dereye Aşağı Yerler Hurmayı” söz başlı türkünün 2.ci dörtlüğü ile oluşan benzeşimde bir sevdanın dile getirilişini izleriz; Dere, Fırat Nehri, yarin uzun saçları her iki yörede de türkü metinlerinde sıkça kullanılmıştır:
        
(Arguvan):
         “Derya kenarında balık avlarım
         Saçın uzun gül dalına bağlarım
         Ellerin yarı da gelip geçtikçe
         Elimi koynuma sokar ağlarım”(23)
 
            (Eğin):
         “Fırat kenarında balık avlarım
         Yüküm yıkılırsa yine bağlarım
         Genç yaşımda nazlı yara doymadım
            Onun için ah çekerim ağlarım”(24)
        
 
              Yine Arguvan ile söz olarak benzeşen bir Eğin türküsünde Fırat Nehri motifi yer alır:
            
             (Eğin):
         “Derya kenarında balık avlarım
         Yelkenimi gül dalına bağlarım
         Ela gözlerini sevdiğim ağam
         Hasretinle gece gündüz ağlarım”(25)
 
012)-“Evlerinin Önü Yılgın Adası” söz başlı Arguvan türküsünde ortak motif olarak “badem ağaçları” kullanılmış ve burada gurbete gidiş dolayısıyla yarden ayrı kalmadın verdiği hüzün
ve acı - sitemle karışık olarak bedduaya dönüşmüştür:
 
         (Arguvan):
         “Karşıda da sıra sıra bademler
         Otursun ağlasın yari gidenler
         Yılan olsun şu yerlerde sürünsün
         Yari benden beni yarden edenler”(26)
 
          (Eğin):
“Bizim bağda sıra sıra bademler
         Durmasın ağlasın yari gidenler
         Ne ben yardan doydum ne de yar benden
         Çatlasın gurbeti icat edenler”(27)        
 
 
                                               (Devamı Haftaya)
 
 
        DİPNOTLAR:
(1)    Enver GÖKÇE: Eğin Türküleri. Yaba Yay., İstanbul 1982.
(2) H.ŞAHİN-S.ÖZEROL: Arguvan Türküleri- Halkbilimsel Bir Araştırma Denemesi. AKEV
      Yay., İstanbul 2004, s.408 ; B. TARLABAŞI: Eğin Havaları, KÜLTÜR Bak. Yay., Ankara
      1995, s.12-15
(3) Her Yönüyle Kemaliye (Eğin) : Kemaliye Kaymakamlığı Yay.,İstanbul 1996, s.358 ;
      H.ŞAHİN-S.ÖZEROL: Arguvan Türküleri, s.410
(4) H.ŞAHİN-S.ÖZEROL: Arguvan Türküleri, s.412
      (5) Her Yönüyle Kemaliye (Eğin) : s.319
      (6) H.ŞAHİN-S.ÖZEROL: Arguvan Türküleri, s.412
      (7) Her Yönüyle Kemaliye: s. 313
      (8) H.ŞAHİN-S.ÖZEROL: Arguvan Türküleri, s.416 
      (9) Her Yönüyle Kemaliye: s. 320
      (10)B. TARLABAŞI: A.g.e., s. 160; Her Yönüyle Kemaliye: s. 303
      (11)B. TARLABAŞI: A.g.e., s.160; Her Yönüyle Kemaliye: s. 327
      (12) H.ŞAHİN-S.ÖZEROL: Arguvan Türküleri, s.416
        (13) B. TARLABAŞI: A.g.e., s. 141
        (14) Her Yönüyle Kemaliye: s. 272
      (15) H.ŞAHİN-S.ÖZEROL: Arguvan Türküleri, s.423
      (16)Her Yönüyle Kemaliye: s. 277
       (17) H.ŞAHİN-S.ÖZEROL: Arguvan Türküleri, s.451
      (18) B. TARLABAŞI: A.g.e., s. 53
      (19) H.ŞAHİN-S.ÖZEROL: Arguvan Türküleri, s.452
        (20) B. TARLABAŞI. A.g.e., s. 29
      (21)H.ŞAHİN-S.ÖZEROL: Arguvan Türküleri, s.452
        (22) Her Yönüyle Kemaliye: s. 296
      (23)H.ŞAHİN-S.ÖZEROL: Arguvan Türküleri, s.461
      (24)Her Yönüyle Kemaliye: s. 290
        (25)Her Yönüyle Kemaliye: s. 300
(26)H.ŞAHİN-S.ÖZEROL: Arguvan Türküleri, s.472
      (27)Her Yönüyle Kemaliye: s. 283
      (28)H.ŞAHİN-S.ÖZEROL: Arguvan Türküleri, s.111
      (29) Her Yönüyle Kemaliye: s. 283
      (30)H.ŞAHİN-S.ÖZEROL: Arguvan Türküleri, s.112
      ( 31) Her Yönüyle Kemaliye: s. 294
      (32)H.ŞAHİN-S.ÖZEROL: Arguvan Türküleri, s.113
      ( 33) Her Yönüyle Kemaliye: s. 294
      (34)H.ŞAHİN-S.ÖZEROL: Arguvan Türküleri, s.113
      ( 35) Her Yönüyle Kemaliye: s. 294
 
 
 
 
 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

banner40

banner45

banner57

banner39

banner44

banner56